7 Ekim 2009 Çarşamba

Sevgili apartman yöneticisi ilhan amcama

İlhan amca, nasılsın? Biliyorum, iyisindir. Eminim ki yenge yine güzel yemekler yapmıştır. Kızının dersleri nasıl? Kızın msni verir misin? Şaka şaka. Hemen sinirlenme İlhan amca. Sözlerime nasıl başlasam bilemiyorum. İkinci yılına girdiğimiz bu mütevazi komşuluk teranesi içinde birbirimizi hiç üzmedik, hiç kırmadık. Bazen bizim Mustafa'nın can sıkıcı hareketleri aramızı gerdiyse bile alttan almasını bildin, hep çocuğun gibi bizi sevdin, yol gösterdin.
Bu mektubu yazma sebebime gelince ilhan amca; biraz önce sizin eve çıktım ve sen kapıyı açtın. Amacım muhtarlıktan aldığım belgeyi sana teslim etmekti. Bi de o belgenin üzerine telefon numaramı yazdım ilhan amca, onu da kızına şeettirsen hehe. Kızma ilhan amca, vallahi kötü bi niyetim yok. Neyse, ilhan amca sen kapıyı açtığın sırada ne oldu biliyor musun? Bilmezsin ilhan amca. Sen kapıyı açtığında içeriden yemek kokusu geldi burnuma ilhan amca. Kurufasülye yiyorsunuz ilhan amca. Yenge yine yapmış yapacağını. Geçen sefer de sizin daireye çıkmıştım, yine yemek yiyordunuz, o sefer kanat yiyordunuz. Onu canım çekmemişti ama kurufasülye beni fena etti ilhan amca. Sen ağzını şapırdatarak “hmmmffsss hallettiniz mi işleri?” diye sordun ya ilhan amca, benim o sıra kafam sizin mutfaktaydı ilhan amca. Bu arada sizin salon tertemiz ilhan amca, yengeyi bir kez daha tebrik ediyorum.
Biliyorum, şu satırlara “şehir hayatının komşuluk ilişkileri üzerindeki etkisi ve kafkaesk dünyanın derinlikleri” diye devam etmemi bekliyorsun ama yapamayacağım ilhan amca. Benim aklım sizin kuruda kaldı ilhan amca. Hani biz ilk geldiğimiz zaman “oğlum şu mutfak camına perde takın, karşıdaki teyze rahatsız oluyor” demiştin ya ilhan amca. İşte ben o teyzenin, özür dilerim ilhan amca, kabalaştım biraz. Biz oraya niye hala perde takmadık biliyor musun ilhan amca? Çünkü mutfak ne kadar boş, ne kadar yalnız, ne kadar karanlık göstermek istiyoruz size ilhan amca. Sen hala perde tak diyorsun ilhan amca. Takmıyorum perde filan ilhan amca. Çok sıkışırsam posta, bulvar türevi gazeteleri yapıştırırım ama perde takmam oraya ilhan amca. Perde takarsam oraya sanki yemek pişiyormuş, sanki bu çocuklar çok hamaratmış gibi bir şey olur ilhan amca. Artık ne olur sen karar ver lan dübük!
Kılım olm sana, kapıcıya da kılım. Çöp için niye kapıyı çalmıyor ulan, kolumu yorulur hıyarın. Bir daha görürsem herifi valla billa çıkartır çatı katına döverim hıyartoyu! Ayrıca o en üst kattaki bodur boylu kokanaya söyle az parfüm sürsünler. Sabah sabah midem kaldırmıyor anasını satiyim. Kızına da söyle canı sıkılınca bize gelebilir. Benim söyleyeceklerim bu kadar ilhan amca, bir daha ki sefere mektup yazmam, mustafayla adam toplar, tam apartman ışığı söndüğü anda dalarız sana. Hadi bye!

1 yorum:

arley avenue dedi ki...

ne guzel komşumuzdun sen ilhanamca